tüfek mekanizması

Kullanım örnekleri

tüfek mekanizması
bolt
icon arrow

bolt

Phonetic: "/bɒlt/"

Part Of Speech: noun


Definition: A (usually) metal fastener consisting of a cylindrical body that is threaded, with a larger head on one end. It can be inserted into an unthreaded hole up to the head, with a nut then threaded on the other end; a heavy machine screw.


Definition: A sliding pin or bar in a lock or latch mechanism.


Definition: A bar of wood or metal dropped in horizontal hooks on a door and adjoining wall or between the two sides of a double door, to prevent the door(s) from being forced open.


Definition: A sliding mechanism to chamber and unchamber a cartridge in a firearm.


Definition: A small personal-armour-piercing missile for short-range use, or (in common usage though deprecated by experts) a short arrow, intended to be shot from a crossbow or a catapult.


Definition: A lightning spark, i.e., a lightning bolt.


Definition: A sudden event, action or emotion.

Example: The problem's solution struck him like a bolt from the blue.


Definition: A large roll of fabric or similar material, as a bolt of cloth.

Example: 24 March 1774 - Newspaper: Stamford Mercury - "Mr. Cole, Basket-maker...has lost near 300 boults of rods" https//www.britishnewspaperarchive.co.uk/viewer/bl/0000254/17740324/001/0001


Definition: A sudden spring or start; a sudden leap aside.

Example: The horse made a bolt.


Definition: A sudden flight, as to escape creditors.


Definition: A refusal to support a nomination made by the party with which one has been connected; a breaking away from one's party.


Definition: An iron to fasten the legs of a prisoner; a shackle; a fetter.


Definition: A burst of speed or efficiency.

icon arrow

bolt

Phonetic: "/bɒlt/"

Part Of Speech: verb


Definition: To connect or assemble pieces using a bolt.

Example: Bolt the vice to the bench.


Definition: To secure a door by locking or barring it.

Example: Bolt the door.


Definition: To flee, to depart, to accelerate suddenly.

Example: Seeing the snake, the horse bolted.


Definition: To cause to start or spring forth; to dislodge (an animal being hunted).

Example: to bolt a rabbit


Definition: To strike or fall suddenly like a bolt.


Definition: To escape.


Definition: Of a plant, to grow quickly; to go to seed.

Example: Lettuce and spinach will bolt as the weather warms up.


Definition: To swallow food without chewing it.


Definition: To drink one's drink very quickly; to down a drink.

Example: Come on, everyone, bolt your drinks; I want to go to the next pub!


Definition: To refuse to support a nomination made by a party or caucus with which one has been connected; to break away from a party.


Definition: To utter precipitately; to blurt or throw out.

icon arrow

bolt

Phonetic: "/bɒlt/"

Part Of Speech: adverb


Definition: Suddenly; straight; unbendingly.

Example: The soldiers stood bolt upright for inspection.

En İyi Tur-Eng Çevirmen

Belki tercümanlık mesleğinde ustalaşmak istersiniz? Sitemizle eğitiminiz hızlı ve kolay olacak! Çevirmenler çeviri yaparken çeşitli becerilere ve materyallere ihtiyaç duyarlar. Çevirmenlerin genel özellikleri çevrilecek olan erek dile ve kaynak dile çok iyi hakim olmak, okuduklarını ve duyduklarını iyi anlamak ve iyi bir hafızaya sahip olmaktır. Fonetik, gramer ve cümlelerdeki kelime örnekleriyle birlikte kapsamlı bir kelime, deyim ve ifade kitaplığına sahip çevirmenimiz ilk kez kullanışlı bir materyal olarak kullanılabilir.

İngilizce, dünyada yaklaşık 1,5 milyar insan tarafından konuşulmaktadır. Dünyada en çok konuşulan dildir. 1.000.000'den fazla kelime var! Türkçe, Türkiye'de, Kuzey Kıbrıs'ta yaklaşık 80 milyon kişi ile Avrupa ve Kuzey Amerika'daki göçmen toplulukları tarafından konuşulmaktadır. Yaklaşık 88 milyon konuşmacı ile en çok konuşulan Türk dilidir. Türk dili, Türkiye'nin batısında yer alan Anadolu'da ortaya çıkmıştır. Şu anda, bu iki hacimli ve harika dildeki çevirilerle hızlı, rahat ve ücretsiz çalışmanız için size profesyonel çevirmenimizin işlevselliğini sunuyoruz!Yukarıdaki giriş alanını kullanarak İngilizce-Türkçe sözlükte bir Türkçe terim arayın. İngilizce veya Türkçe arama yapabilirsiniz. İngilizce veya Türkçe aradığınız cümlenin çok fazla çevirisi varsa filtreleme seçeneklerini kullanarak sonuçları sınırlandırabilirsiniz. İngilizce-Türkçe sözlükte harfe göre ara. İngilizce-Türkçe sözlük, alfabeyi manuel olarak görüntüleme olanağı sağlar. Belirli kelimelerin çevirilerine bakmak ve bir cümle bağlamında ne anlama geldiklerini görmek için aşağıdaki bağlantıları da kullanabilirsiniz.